Türkülerle Erzurum

Köşe Yazıları

BİR GEZİNİN ARDINDAN

BİR GEZİNİN ARDINDAN

20 Temmuz günü Erzurum’a vardığımızda soğuk havanın tesiriyle titremeye başlamıştık.Bu mevsimde havanın böyle serin olması gerçekten büyük bir nimetmiş. İstanbul’da yaşayanlar bunu iyi bilir.Zamanımız kısıtlı olduğundan hemen Horasan’a geçtik.Oradan Pirhasan köyüne gittik.Bizi köy muhtarı Naci Şahin karşıladı.Köye kitap ve bilgisayar bıraktıktan sonra 10 dakika araziyi gezip geri döndük.Bu köyün geçmişinde yaşanmış kan davası nedeniyle yıkılmış olduğunu belirtmeliyim.Bir zamanların cıvıl cıvıl Pirhasan köyü şu anda bir taş yığını durumunda.Köyün nüfusu Erzurum Merkez,Horasan, Bursa,İzmir,Aydın,Yalova,İstanbul,Manisa,Konya gibi illerle göç etmiş bulunuyorlar. Gönlümüz geçmişin unutulup köyün yeniden canlandırılmasından yana.En azından köylüler birer yazlık ev yapıp geçici olarak (tatillerde) köyde kalabilirler.Devletimiz orada üzerine düşeni yapmış.Yolunu yapmış.Suyunu sağlamış.Okulunu açmış.Necdet AKGÜN adlı işadamımız da köyün ihtiyacını karşılayacak bir cami yaptırmış.Geriye köylülerin geçmişe bir sünger çekmesi kalmış.Bu yapılabilir mi?Bilemiyorum.Ancak dünya bir dostluk çemberine girerken bu köyün böyle garip kalması beni derinden üzmektedir. Devlet büyüklerimizden ve çevre eşrafından bir destekle bu köy canlanır diye düşünüyorum.En azından ümidim var.Bu konuda üzerimize düşen bir şey olursa seve seve göreve hazırız.

Horasan’a geri döndüğümüzde geldiğimizi duyan dostlarımız hemen etrafımızı sardılar.Uzun bir hasret giderme döneminden sonra uzun bıyıklarıyla Erzurum’un ve Horasan’ın simgesi haline gelen Berber Hacı’nın dükkanına uğradık.Kısa bir hasbihalden sonra Erzurum’a döndük.

Erzurum,anahatlarıyla pek fazla değişime uğramamış.Kentsel dönüşüm projeleri uygulanmakta.Belli bölgelerde bu çalışmaları görmek mümkün.(Hasan Basri, Veyisefendi, Mahallebaşı-Tosya,Kadana,Hacı Cuma,Yeğenağa,Yoncalık,Çırçır,Tebrizkapı,Erzincankapı hemşerilerim affetsinler zaman darlığından pek fazla gözlem imkanım olmadı.)Daha önceki gidişimde çeşme suları kesikti.Şimdi akıyor.Park ve yollar için ciddi çalışmalar var.(Haddim olmayarak eski bir belediyeci olarak görüşümü belirtmek isterim.:Şehirleşme planlarında insanların yaşam biçimi ve alışkanlıklarıyla doğa koşulları asla göz ardı edilmemeli.Ve bir şehir planlamacısı çalıştırılacaksa bu kişi o şehrin yetiştirdiği biri olmalı ki geçmişle geleceği birleştirecek köprüyü sağlam kursun.)Yenişehir gerçekten modern bir kent olmuş. Yolları,parkları, sokaklarıyla bir cazibe merkezi durumunda.İl genelinde pek çok iş merkezi açılmış ve yeni iş merkezlerinin açılma çalışmaları sürmektedir.Bu merkezler Erzurum’u ilerde bir ticari üs haline getirecektir.

Kaplıcalarımız yine beklenen ilgiyi görüyor.Ancak yeterli yatırımın onlara da yapılması lazım.Hamamlarımızın mutlaka işler durumda korunması gerekiyor.Su şişeleme firmalarımız belli bir pazara sahip olmaya başlamışlar.Turistik bölgelerimizde geçmişe oranla daha az yabancı turiste rastladığımı söyleyebilirim. Lokantalarımız geleneksel yemeklerimizden uzaklaşmaya başlamış.Fast foot ağırlık kazanıyor.Ancak Kadayıf dolması ve Cağ Kebabının bariz bir üstünlüğü var.(Bu kebapla rekabet söz konusu bile olamaz.Her misafire mutlaka yedirilir.)Kahvehaneler yine dolu.Çay ocakları oldukça artmış.Oltu Taşçılarımızın işi fena değil.Yağ,bal,peynir gibi ürünler piyasaya yetecek durumda.Ambalaj-vakkum sıkıntısı aşılırsa pek çok firma yüksek cirolarıyla gündeme gelebilir.Her yerde olduğu gibi Erzurum’da da küçük esnaf büyük marketlerle rekabet sıkıntısı yaşıyor.hayvancılıkta sıkıntılı dönem halen aşılmış değil.Damızlık teşvikleri ve Tar-et projeleri belki bir nebze ferahlık sağlar diye ümit ediyoruz.

Erzurum’un kalkınması için gerçekten uzun bir yola ve yorucu çalışmalara ihtiyaç var.Erzurumlu bunu başaracak güce ve iradeye sahiptir.Sabırlı olmak,çok çalışmak lazım.Bölgesel kalkınma da üniversitemiz büyük başarılara imza atacak kapasiteye sahiptir.

Ülkemize yapılacak her güzel hizmeti minnettarlıkla anmak boynumuzun borcudur.

CUMHURBAŞKANIMIZIN ZİYARETİ

Erzurum Kongresinin 90.Yılı çerçevesinde düzenlenen etkinlikler içinde en önemlisi Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün ziyaretiydi.Halkımızın büyük sevgisi ve heyecanı hemen her cadde ve sokakta görülüyordu.Bunu da her fırsatta gösterdiler.(Keşke diyorum, büyüklerimiz şehrimizi ziyarette güzergahlarını alışılmışın dışına çıkarsalar.)

Kongre dışında yapılan büyük bir etkinlik te DAKİK kapsamındaki çalışmalardı.İş dünyasının Erzurum’da buluşmasını hedefleyen bir organizasyonla Rektörlüğün yanına büyük bir çadır kurulmuş,iş dünyası temsilcileri tanıtım standları açmışlardı.Erzurum’u temsilen çok az firma vardı.Başka illerden gelen firmalar daha fazlaydı.Bu tür çalışmalara halkımızı katmak zorundayız.Erzurum halkı ve toprağı birbirine benzer.Suyu derinden çıkar ama bitmez.İnsanı da su gibidir.Emek verecek,güven verecek sabırla ona hareket alanı bırakacaksınız…Sonra tutun tutabilirseniz.

UZUNDERE ZİYARETİ

Değerli kardeşimiz İsmail Koçak’ın rehberliğinde Uzundere ziyaretimizi gerçekleştirdik.Uçak pistini andıran yollardan Tortum’a ardından Uzundere’ye geçtik.Uzundere Belediye Başkanımız Sayın M.Halis ÖZSOY’u ziyaretten sonra ilçe merkezini gezerek incelemelerde bulunduk.İlçe merkezi bayağı kalabalıktı.Turist gurupları ilçede geziyordu.Çok sevindik.Görüşmelerden sonra Pehlivanlı Köyüne geçtik.Burada eski milli güreşçilerimizden Ali Koçak’ın misafiri olduk.

ÖRNEK TESİS-ÖRNEK İŞ ADAMI

Dünyanın en büyük güreşçilerinden biri olamaya adayken geçirdiği bir kaza sonucu hayatını tekerlekli sandalyede geçirmeye başlayan Ali KOÇAK hayata öyle bir güçle sarılmış ki tarifi bir kitap konusu olur.Pehlivanlığını artık iş alanında göstermeye başlayan Ali KOÇAK işe babadan kalma değirmenini alabalık çiftliğine çevirerek başlamış.Doğa harikası olan Pehlivanlı köyünün çok güzel bir bölümüne kurduğu balık çiftliğinin yerli ve yabancı misafiri hiç eksik olmuyor.Tesis tamamen meyve ağaçlarıyla bezenmiş.Meyve yemek için elinizi uzatmanız yeterli.Rengarenk çiçeklerle bezeli bahçede dolaşırken her taraftan akan suya bakıp büyülenmemek elde değil.Suyu ayarlanabilen şelale başka bir güzellikte akıyor bahçedeki havuzlara.Gözelerden akan suları içmeye doyamıyorsunuz.Bahçenin her bölümünde ayrı misafir ağırlama yerleri var.Kalacak misafirlere çok güzel bir pansiyon hazırlamış.Güler yüzüyle,misafir severliğiyle,memleketine düşkünlüğüyle beni kendine hayran bıraktı Ali KOÇAK.Büyük bir korkusundan söz etti bana sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim.Yapılacak baraj bölgenin sularını belli bir kanala yer altından aktaracağından suların kesileceğini,buraların doğal güzelliklerini kaybedeceğini anlattı.Bu konuda Sayın Başbakanımıza eksik bilgi verilmiş olabileceğini söyledi.Gündemi yakından takip ettiği için ilgililerin bu konuda kendisine yeterli bilgi verebileceğini düşünüyorum.En azından tereddütleri ortadan kalksa iyi olur. Eğer anlattıkları gerçekleşirse bu doğa harikası yerlere çok yazık olacak.Getirdikleri mi götürdükleri mi çok olacak.Bu hesap kitap ve apayrı bir meslek alanı.Biz tesisi gezip döndüğümüzde sofra hazırdı.Yemekte Erzurum Rehberi kitabını ülkemize kazandıran Ahmet ÇOLAK kardeşimizi görmek ayrı bir sürpriz oldu.Bizden önce misafirlere cağ kebabı ikram edilmişti.Biz de alabalık yedik.Yemekleri Ramazan ayında yazımızı okuyacakları ve Erzurum’a gitme imkanı bulamayan hemşerilerimizi düşünerek nasipse bayramdan sonra yazacağım.Tabii Tortum’da karşılaştığımız AKTAŞ İnşaatın sahibi Hacı Vahdettin ÇELİK’in ısmarlayacağı kuzuyuda ekleyerek.(Hacı Vahdettin köyde 300000TL harcayarak çok güzel bir ev yapmış,yılda 15 gün giderek hasret gideriyor.İşyeri Kağıthane’dedir.)

Ziyaretlerimizi soğukta ve yağmurda bitirdik.Son günümüzü Abdurrahmangazi Türbesini ziyarete ayırdık.Maksutefendi Mahallesinin arka tarafından Palandöken’e yürüyerek Abdurrahman Gazi Türbesi’ne gittik.Buradan şehrin manzarası bir harika.Tepede çayımızı yudumlarken pikniğe gelen Yaşar Yıldız’la karşılaştık.Uzun yıllar görüşememiştik.Hasret giderdik.Başlayan Yağmurla geri dönmek istedik.Geldiğimiz günden beri sıkıldığını gizlemeyen bilgi işlemcimiz Yunus Erzurum’a alıştığı için geri dönmek istemedi.Bayağı dil döktüm.Geri dönmeye zor ikna ettim.Haksız değildi.O iklimi,o doğayı,o güzellikleri,o suları terk etmek kolay değildi.Ben de çok zor ayrıldım.

Gönlüm kaldı.Gözüm kaldı.Yaşayacak ömrüm varsa inşallah Erzurum’da yaşarım.Diye dua ettim.

TEŞEKKÜR

Erzurum’a gezi düzenleyerek önemli bir atılım gerçekleştirenİstanbul Erzurumlular Vakfı Başkanı Sayın Muammer Alemdaroğlu’na,

Bölgede yaptığı yollarla rahat ve hızlı ulaşım sağlayan Karayollarına,Ulaştırma Bakanlığına,

Bizleri bağrına basan Horasan,Tortum,Uzundere ve Pehlivanlı köyü halkına,

Geldiğimizi duyup Çeçenistan parkına koşarak gelen eski çalışma arkadaşlarım Palandöken Belediyesi personeline,

Yolculuklarımızda hiç sıkıntı yaşatmadıkları için Dadaş,Esadaş ve Palandöken Turizm firmalarına,

Bizlere yakın ilgisini esirgemeyen ve rehberlik yapan Sayın İsmail KOÇAK’a,Dadaş Cağ Kebap Salonuna,Ellerindeki ürünlerin en iyisini sunmağa çalışan Erzurum Esnafına,Erzurum Atlıspor Kulübüne,Çiftlik köyü Muhtarı İrfan Beye ve Sayın Mahmut YILMAZ’a teşekkürü borç biliriz.

Servet AKGÜN
servetakgun@marmaraerzurumlular.com

marmaraerzurumlular

29 Temmuz 2009

Yorum Yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Doğrulaması *