Türkülerle Erzurum

Köşe Yazıları

ERZURUM’A YATIRIM ŞART

ERZURUM’A YATIRIM ŞART

Erzurum’dan Horasan’a her gidişimde Hasankale’deki tütün fabrikasına bakar,ne zaman faaliyete geçer diye merak ederdim.Gezköydeki deri işleme Fabrikası ve Dumludaki yün işleme tesisi de öyleydi.Sütevlerindeki yanmış tuğla fabrikasının hizmete açılmasını da çok bekledim.Beklentilerim boşa çıkarken Et sanayinin önemli lokomotifleri birbiri ardı sıra yok olmaya başladı.Belediyenin Tanzim Satış Mağazalarından ithal et ve peynir almaya başladık,Rahmetli Kasap Kemal bizi elde bıçağıyla kovuyormuşcasına…Sahi ne oldu Erzurum’a? Polatlar, Evyaplar, Etsan, Ettaş,Göncüoğlu,Oral Et,Kızılırmak,Seven Et Entegre Tesisleri nereye gitti.Yem Sanayi,EBK,Hacı Baba,Sinemalar,Tiyatrolar,Kitapçılar nereye gitti?Her şey Eşo’nun (Eşo Lili)rahmetli olmasından sonra mı başladı?Kırk Değirmenler, Tekederesi,Hamam Deresi,Paşapınar, ne oldu?Neden Her yer cazibesini kaybetti?Yoksa çok değerli bir bakanımızın Erzurum yerine başka yerlere yatırım yapmaya,oralardan prim toplamaya çalışması mı sebep oldu.Bu satırları okurken sizin de aklınıza bir şeyler gelmeye başlamıştır.Hulusi Seven, Şadi Göncüoğlu ve daha nice değerli zatlar…Velhasılı kelam,ne ölenlerin (Allah Rahmet Eylesin) ne de gidenlerin yerini doldurabildik.

Biz,dünyanın en lezzetli patatesinin yetiştiği Pasinler’e tütün Fabrikası kurarken,dünyanın gelişmiş ülkelerinin cipslerini hamburgerlerini gördük elimizde.Tütünü göremiyorduk ama,ayçiçeği tarlaları biz buradayız,bizden yağ yapın,yemek yapın yem yapın diye bağırırdı.Ne gerek vardı ki,nasılsa geliyordu bir yerlerden. Zamanla bakkala da ihtiyacımız kalmadı. Koca koca marketler gelid.Her şey elinin altında. Ne yapacaktık Mahallebaşındaki yağ kapanını,nemize lazımdı Gölbaşındaki kurukapan…Canlı hayvan borsası da fazlaydı.Neyse siz benden fazlasını bilirsiniz bu konularda…Belki de büyük balık küçük balığı yuttu.

İstemeyle bir sonuca varılamadığını en iyi öğrenenlerin Erzurumlular olduğunu düşünürüm.Çünkü her isteklerinin ardından bir şeyler kaybetmenin talihsizliğini mutlaka yaşamışlardır.Bu tecrübeyle sabit olduğuna göre iş başa düşmektedir.Yıllardır İstanbul’da ve Erzurum’da yaptığımız çalışma ve değerlendirmeler sonucunda Erzurumlunun yapabileceği çok şeyi olduğunu ve bunları başarabilecek insana sahip olduğunu gördük.Kimseden bir beklenti içinde olmadan,taleplerini dillendireceği,kararını verip uygulamaya koyacağı zaman dilimi içinde acizane önerilerle katkıda bulunmak,görev verilirse emir kabul ederek bütün gücümüzle çalışmak azmindeyiz. Çeşitli komisyonlar kurarak çalışmalara başlayacağız. Altyapı hazırlıklarını tamamlayarak faaliyete geçireceğimiz komisyonlar aşağıda sıralanmıştır.

1. Eğitim-Bilim ve Kültür Komisyonu

2. Ticaret ve Turizm Komisyonu

3. Yatırım ve Tesis Komisyonu

4. 2010 Komisyonu (İstanbul Dünya Kültür Başkenti)

5. 2011 Komisyonu (Üniversiade)

6. Organik ürün ve el sanatları komisyonu

Komisyonlarımız öncelikle bir özel Üniversite,Lise,İlköğretim ve Anaokulu açma çalışmasına başlayacaktır.Doğal ürünlerimizi,el sanatlarımızı iyi pazarlara sunma hazırlığı yapacaktır.Erzurum ovalarının bütün ürünlerinin değerlendirileceği çalışmaları başlatacaktır. (Almanyada Erzurum Çavdarının kilosu 5 Eurodur.)Et ve süt işletmeciliğinde Erzurum’u tekrar söz sahibi yapacak çalışmalara başlayacaktır.

Bu komisyonlara tecrübesiyle, bilgi ve birikimiyle katkıda bulunacak bütün dostlarımız katılabilecek, çalışmalarda fiilen görev alabileceklerdir.Bu yüzden hepinizi yanımızda görmek istiyoruz. Erzurum’u Doğu’nun yatırım başkenti yapmak için.

Yapabilir miyiz?

Geçmişte hayvancılık açısından sadece Türkiye’ye değil neredeyse bütün Ortadoğu’ya hitap eden Erzurum,değil miydi?

Organik tarım ve besicilik açısından avantajlı meralar bizde değil mi?

Yeterli kar yağmamasına rağmen kış turizminin canlı geçmesi ve otellerin dolması, Erzurum havaalanına indikten yarım saat sonra Palandöken’de kaymaya başlayabilmeniz yeterli değil mi?

Kış memleketi denilerek önyargıyla bakılan ve yetişmez denilen meyvelerin, sebzelerin ve ayçiçeği hasılatının tahminlerin üzerinde verimli olması yeterli değil mi?

Daha sayalım mı? Siz sayın isterseniz.Ben,Zeynal de Naim Hocayı,Ayaspaşada Fetullah Hocayı,Gürcükapı’da Teyo Pehlivanı dinlemiş,Doğu sineması önünde kitap değiştirmiş,23 Temmuz Doğu Fuarına devamlı gitmiş,çocukken Eşo’nun yanında gezmiş Epsemce’de,köprüköyde,Hasankala’da Horasan’da büyümüş bir kardeşiniz olarak yeter diyorum.Her şey var memleketimizde.Sıra bizde. Düşünen,araştıran,üreten,devletine vergisini veren,vatanını seven fertler olarak birlikte hareket etme zamanıdır.(Aslında bunları 3 yıl önce söylemiştik.)

 

Servet AKGÜN
servetakgun@marmaraerzurumlular.com

marmaraerzurumlular

8 Ekim 2008

Yorum Yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Doğrulaması *